×


GİRİŞ YAP





GİRİŞ YAP
Üyeliğin yok mu? ÜYE OL.

238 kez okundu

ASEAN devletleri, bazı iç anlaşmazlıklarını çözmede veya bölgenin ortak çıkarlarını daha yürekten desteklemek için ulusların daha özel hedeflerini aşmada tamamen başarılı olmayabilir. Hükümetlerin kurumsal reform ve yasallaştırmayı sürdürmede ne kadar ciddi olduklarına dair sorular da var . Yine de en azından şimdiler de bölgesel güvenlik düzeninin temeli bir parçası taraflı güvenlik işbirliği mekanizmalarının kurulması oldukça başarılı oluyorlar. Bununla birlikte, böyle bir güvenlik ittifakını gerçekleştirmenin zorluğu rolünü bir toparlayıcı rolünden dönüştürmektir. Güneydoğu Asya güvenliği için daha fazla vizyon ve amaç birliği ve daha fazla kapasite ayrılmasi gerektiriyor. Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarını eleştiren ortak bildiriler üretememesi, Myanmar'daki krize yanıt vermesi, ekonomik entegrasyonda ilerleme kaydetmemesi, onları ayrı tutan uzun vadeli zorluklar olarak kalan bazı örneklerdir.
 
VIDEO
 
 
 

 
 
Güneydoğu Asya, dünyanın en yoğun ticaret yollarından birine ev sahipliği yapıyor. Çin, Güney Kore, Japonya, Tayvan gibi Kuzeydoğu Asya ihracatçısı ülkeler ile Avrupa, Kuzey Amerika'daki tüketici pazarları ve Orta Doğu'daki tedarikçiler arasında trilyonlarca dolarlık mal geçişine ev sahipliği yapıyor. Tüm bu mallar, herhangi bir nedenle bloke edilmesi halinde feci sonuçlar doğurabilecek deniz geçiş noktalarından geçmektedir. Bu nedenle bölge, Çin ve ABD gibi küresel güçler de dahil olmak üzere bölgesel güçler için büyük bir stratejik değere sahiptir.
 
Ancak bölge coğrafyası entegrasyon için sorunlar yaratmaktadır. Geniş adalar grubu, farklı etnik ve sosyal çatışmalar, dış ülkelere karşı kırılganlık ve merkezi yönetime direnç coğrafi sorunlardır. Asya Kalkınma Bankası'na göre, bölgenin ekonomik büyüme ivmesini sürdürmek için önümüzdeki on yılda altyapı için yılda 1,5 trilyon dolara ihtiyacı var. Ancak, fon yaratılsa bile başka sorunlar da vardır. Hükümetler her zaman gücü konsolide etmekle meşgulken, komşularıyla daha derin bağlar geliştirme konusunda şüpheci davranıyorlar. Durum böyleyken, ASEAN'ın güvenlik işlevinden çok ekonomik bir güç olmasını da sağlıyor ve muhtemelen uzun süre bu böyle olacak. Bölge için ne anlama geliyor ? Çok basit bir örnek verelim…
 
Güney Çin Denizi'nin doğal gaz, petrol ve balık bakımından zengin olduğuna inanılıyor, ancak yatakların büyüklüğü hakkında çelişkili tahminler var. Çin, Şubat 1992'de bölgede bulunan devletler arasında sorunlar yaratan Güney Çin Denizi'nin neredeyse tamamını talep eden bir yasa çıkardı. Çin, çok büyük askeri ve ekonomik gücü nedeniyle komşularına üstünlük sağlayacağı için çok taraflı müzakerelere değil, ikili müzakerelere girerek sorunları çözmek istiyor (bu, Rusya'nın bazı AB ülkeleri üzerinde cazip teklifler sunarak izlediği stratejinin aynısıdır. Ekonomik teşvikler ile Rusya'dan farklı olarak Çin, geniş kaynakları aracılığıyla stratejisini ikna etmek için her şeye sahiptir ). NATO kendi üyelerine iç çatışmaları durdurma mekanizması da dahil olmak üzere, Sovyet saldırganlığına (bugünkü Rus saldırganlığına ) karşı güçlü bir birlik ve gücü paylaşmalarını sağlar. Öte yandan, ASEAN hiçbir zaman bir güvenlik şemşiyesi olmadı. “Ulusal esneklik” doktrinine ve onun bölgesel uzantısına dayanan ulusal güvenliğe dayanıyordu. Her toplantıda, üye ülkeler için her zaman bir tür “bağlayıcı olmayan” ifadeler bulunur. Ve bunun nedeni, Asya mali krizinin ardından baskı altına girmesine rağmen, ulusal egemenliğin Güneydoğu Asya güvenlik söyleminde hala en temel değer olmasıdır.
 
Bu noktada Çin, kendisinin ihtiyacı olduğu kadar bölge ülkelerinin de Çin'e ihtiyacı olduğunun farkındadır. Çin, korona pandemisinden sonra nispeten kötü ekonomi ile mücadele eden ülkelerle ikili anlaşmalar yapmaya devam edecek. Bunu yaparken Çin, Çin'e karşı birleşik bir koalisyon yaratmamak için bu asya ulusları arasında belirsizlik yaratmayı planlayacaktır. ABD bölgede güçlerini konuşlandırmaya başlarken, çoğu asya ülkesi bu konuşlandırmayı destekliyor zira çok fazla enerji harcamadan bölgesel güç dengesini kendi adlarına korumalarına yardımcı oluyor .
 
Bu bağlamda, ABD'nin neden bu tür ittifaklar oluşturmak için çok çalıştığını düşünmeliyiz. ABD böyle bir ittifakın zamanla bir araya gelmesi halinde dahi zaman alacağını ve harcamak için büyük kaynaklara ihtiyaç duyacağını biliyor. Dolayısıyla ABD'nin acelesi yok ama yükselen Çin'i bölgede kontrol altına almak için kafasında belli bir strateji ile çalışıyor . Bunun nedeni, denizdeki ticaret yollarının ABD çıkarları için hayati önem taşımasıdır . ABD, Çin'in nihai stratejisinin deniz ticaret yollarının zamanla kontrol etme olduğunu düşünüyor. Bu, bölgede daha az kontrol, dünyanın geri kalanıyla daha az ticaret sözleşmesi, ABD'li tedarikçiler ve üreticiler için pazar payı kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle ABD, yalnızca çıkarlarını korumak için değil, aynı zamanda Asya'da NATO gibi ittifaklar oluşturmak için Asya'ya mevzileniyor.
 

Böyle bir ittifak gelecekte ortaya çıkabilir ama henüz bazı adımlar atılsada gercekleşiyor diyemeyiz. Ancak Çin ve ABD'nin hedeflerine ulaşmak için harekete geçtikleri kesin. Çin, ASEAN üye devletlerinin Çin'e karşı birleşik bir yapı oluşturmamalarını gözetecek, ABD ise yalnızca güvenlik şemsiyesi geliştirmeye değil, aynı zamanda ASEAN üyelerine onları çekmek için finansal kaynakları da geliştirmeye başlayacaktır. Bu arada, çoğu ASEAN ülkesinin Çin ve ABD arasındaki rekabetin tadını çıkaracağı muhtemeldir. Ancak unutulmaması gereken ABD ile Çin arasındaki gerilim arttıkça bölgesel denge üzerindeki baskı daha da yoğunlaşacak ve üye ülkeler için taraf seçme dönemi başlayacaktır.